Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergur, tele-tıp yöntemiyle hastalarıyla binlerce görüşme yaptı. Hastalarının üçte birinin gelmesine gerek kalmadan sorunlarını çözdü, ülkenin dört bir tarafından hastalarını tele-tıp ile gördü.

Özel hastanelerde tele-tıp yönteminin uygulandığını belirten Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergur, devlet sektöründe olmamasını önemli bir sorun olarak görüyor. Ergur, geleceğin tıbbında bu yöntemin önemli bir yeri olacağını, teletıbbı ücretsiz yapanların ödenmeyen emeğinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini vurguluyor.

PAÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergur’un açıklaması şöyle:

Tele-tıp ile 15 aydır binlerce ücretsiz görüşme yaptım

PAÜ Hastanesinde Göğüs Hastalıkları bölümünde çalışıyorum. Pandemi benim de hekimlik pratiğimi değiştirdi. Tele-tıp ile yaklaşık 15 aydır, binlerce görüşme yaptım. Paha biçilmez bir deneyim elde ettim. Paha biçmek deyince bütün online görüşmeleri ücretsiz yapıyorum. Çünkü bu yöntemin SGK tarafından ödenmesi henüz yasal olarak karara bağlanmadı. Oysa Amerika’da pandeminin ilk haftasında özel sağlık sigortasının tele-tıp uygulamalarını ödeyeceğini bildirmesi üzerine bütün branşlarda tele-tıp uygulamasına geçildi. Çok sayıda makale ile bunu öğreniyoruz. Bizde 13 hastane pilot uygulamaya başlayalı yaklaşık 1 yıl oluyor, hepsinin yapmadığını biliyorum. Yapan az sayıda devlet kurumunda yalnızca COVID hastalarına açık, hekim reçete yazıp performans puanı alabiliyor. COVID dışında da hastalara bakıyorum, hastalarımın üçte birinin gelmesine gerek kalmadan sorunlarını çözebiliyorum, ülkenin dört bir tarafından bana sosyal medya ile ulaşan hastaları tele-tıp ile görüyorum. Onların onayıyla e-Nabızdan tetkiklerini inceliyorum. Hastaneye muayene, tetkik, reçete yazılması için gelmesi gereken hastaların kontrolleri de tele-tıp ile olabiliyor. Tetkik sonuçlarını hasta hastanede beklemiyor. Eve dönünce video görüşmesinde sonuçlarını bildiriyorum. Kontroller ortalama 5 dakika sürüyor; başka şehirlerden de bunun için gelmeden skontrolünü yapabildiğim çok hasta oluyor.

Devlet sektöründe olmaması önemli bir sorun

Ben pilot uygulamalar sistemine dahil olmadan kendi inisiyatifimle hastalarıma yardımcı olmak için bu yöntemi kullanmaya başladığım için bütün bu emek ücretsiz sürmek zorunda. Çünkü yasal olarak hastaneye gelmeyen kişi için resmi hiç bir işlem yapılamıyor. En azından devlet kurumlarında. Bu nedenle özel hastaneler ve muayenehaneler tele-tıp yöntemi kullanıyor; reklam ve duyurularına rastlıyorum. Yüksek ücretleri olduğunu duyuyorum. Bu nedenle de, devlet sektöründe olmamasını, özel sektöre gidemeyecek hastalar için önemli bir sorun olarak görüyorum. 

Prof. Dr. Göksel ALTINIŞIK ERGUR

Tele-tıp SGK tarafından karşılanmalı

Birgün sistem kurulacak ve yasal engeller ortadan kalkacak; geleceğin tıbbında bu yöntemin önemli bir yeri olacak. O zamana dek otuz yıldır öğrendiğim, bildiğim, geliştiridiğim ve hastalarımdan olumlu dönüşler aldığım biçimde hastalarıma biyopsikosoyal yaklaşımı, ikimiz için de risk yaratmadan sürdüreceğim. Dünya Tabipleri Birliği’nin belirttiği gibi geleneksel tıptaki etik ilkelere ve yıllardır uyguladığım ‘iyi hekimlik uygulamaları’na sadık kalarak, hasta merkezli, hastayı tanı ve tedavi sürecine dahil eden şekilde hekimlik yapmaya devam ediyorum. Sağlık otoriteleri, meslek örgütleri, uzmanlık dernekleri arka plandaki yasal düzenlemeler için uğraşmalı, benim ve benim gibi teletıbbı ücretsiz yapanların ödenmeyen emeği karşılanmalı, ama sosyal güvenlik kurumunca, hastalarca değil.

Sistem bir tek benim için değişmeyecek, daha büyük bir itici güç olmalı

Şimdi ise 2 haftadır yıllık izindeyim. Hafta içi her gün saat 13:00-14:00 arası kontrol hastalarımı tele-tıp ile görüyor ve tetkiklerini inceliyor, tedavi dozlarını ayarlıyorum. Bana ulaşamazlarsa öncesinde benim planladığım süreci başkasıyla götürmeye çalışacaklar. Mümkün, ama çok zor. Video görüşmemizde acil durum, muayene ya da reçete gereksinimi olan bir durum saptarsam şu an çalışan bir meslektaşıma durum hakkında bilgi vererek hastamı yönlendirip sağlık yardımı almasını sağlıyorum. Hatta akciğer kanserinden ölen bir hastamın yakını ile de hem taziye hem bilgilendirme, suçluluk hissini silmeye yardımcı olma amaçlı konuştum. İzinde olsam da bu şekilde hastalarıma yardımcı olmak güzel, bana da iyi geliyor. Bunu tele-tıp sağladı. Yine emeğimin maddi karşılığını almıyorum. Ama sistem bir tek benim hakkımın yenmemesi için değişmeyecek bunu biliyorum, daha büyük bir itici güç olmalı, sistemi ideal şekliyle kullanmaya kendini adamış hekimler tarafından olabilir bu. O zamana dek tek başıma da olsam sürdüreceğim. Çünkü bu, tam da benim yaptığım şekliyle, geçiştirilmeden hakkıyla yapılınca kendim, ailem ve sevdiklerim için istediğim bir sağlık yardımı yöntemi.

Tele-tıpla daha sağlıklı sonuçlara ulaşabiliyorum

Daha önceki yıllarda izindeyken de telefonlar ve mesajlarla bütün zamanım bölünebilirdi. Üstelik izin dönüşü birikmiş hastalarımla ilgilenirken dinlendiğimi birkaç günde unuturdum. Telefonda, gönderilmiş bir mesaja yanıt vermekle sağlık gibi ciddi bir konuyu yorumlamanın zorluğunu bilir, alternatifini bilemezdim. Şimdi dosya notlarının ayrıntısını hızla okuyup yeni durumu yazarak, uzaktan tetkiklerine hastamın onayıyla ulaşıp kendim değerlendirerek daha sağlıklı sonuçlara ulaşabiliyorum. Hasta ve hasta yakınlarım öğrendi ki haftaiçi her gün saat 13:00-14:00 arası benimle gerektiğince konuşabilirler. Bu iki taraf için de büyük konfor. Günün planını, en sıcak saatlerinde hastalarıma ayıracak şekilde yapıyorum ve tatilin geri kalan kısmı bana kalıyor. İçimde ihtiyacı olan insanlara yararlı olmanın saadeti…

Biz istedikten sonra hiç bir engel yok

Hekimlik pratiğimi bu şekilde kurguladım. İnternet okur yazarlığı olmayan ya da kendi erişimi olmayanların, çocukları ya da torunları, kimi zaman komşu, arkadaş ya da eczacısı yardımıyla da bana ulaşabildiğini görünce yaygınlaşmasının kolay olduğunu görüyorum. Öte yandan pandemi korkusuyla hastaneye gelemeyerek tanı ya da tedavisi geciken insanları düşününce, sağlık yardımına ulaşmak açısından bu eşitliği sağlamanın önemi, bunu da hastalık bulaşma ya da bulaştırma kaygısı olmadan yapmanın avantajı beni etkiliyor. 

Bu deneyimi tıp eğitiminde öğrencilerime hakkını vererek mesleğimizi teknolojinin sağladıklarıyla yapmanın yeni biçimlerini anlatırken değerlendirmeyi, ben deneyimimi paylaşırken onlardan da öğrenmeyi, birlikte modern tıbbı insani, etik ve etkili çizgide kurmayı hayal ediyorum. Bunun önünde, biz istedikten sonra hiç bir engel yok. 

Çizim için Özge Kıter’e sonsuz teşekkürler..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz