İnşaat Mühendisleri Odası Denizli Şubesi, ülkede inşaat mühendislerinin işsiz kalmasının izah edilemeyecek bir durum olduğunu, işsizliğin ve güvencesiz çalışma koşullarının kader değil sömürü çarkının bir parçası olduğunu, yaşanılan bu sorunların çözümü için taleplerini açıkladı.

İnşaat Mühendisleri Odası Denizli Şubesi, inşaat mühendislerinin yaşadığı sorunlar ve çözüm yollarını ele alan basın açıklaması yaptı. Açıklamada, 0-5 yıllık inşaat mühendislerinin neredeyse yarısının işsiz olması, yine aynı mesleki tecrübeye sahip genç meslektaşların çalışan kısmının ise yarıya yakının 2500 TL’nin altında ücretlerle çalışması ve alınan düşük ücretlerin yanında uzun çalışma saatleri, sağlıksız çalışma koşulları ve güvencesizliğin adeta çalışma hayatının rutini haline geldiği ifade edildi.

Basın açıklamasının tamamını yayınlıyoruz:

Her yıl yaklaşık 10 bin yeni inşaat mühendisi mezun oluyor

“Üniversite mezunu genç işsizlik rakamlarının rekor kırdığı ülkemizde açılan tabela üniversiteleri umut tacirliği işlevi görüyor. Bugün artık bir inşaat mühendisliği bölümü, üniversite sınavı sıralamasında 300 bininci öğrenciyi alabiliyor. Hiçbir dayanağı ve planlaması bulunmayan “her ile bir üniversite” anlayışının sonucu olarak her yıl yaklaşık 10 bin yeni inşaat mühendisi mezun oluyor.

İnşaat mühendisleri önemsizleştiriliyor

İnşaat mühendisliği gibi doğrudan kamu yararını gözetmesi gereken bir meslek alanında iktidar, mühendislerin istihdamından, çalışma koşullarına kadar tüm yasa ve yönetmeliklerde inşaat mühendislerini gözetmek bir yana, katbekat önemsizleştirmeye çalışıyor. İnşaat mühendisliği hizmeti yok sayılabilecek ek bir masraf gibi görülüyor. Bu bakış açısı, mühendislik ilkeleri ve birikimden uzak yap sat müteahhitlik sisteminin yapı üretim sürecine egemen olmasına neden oluyor. Ülkemizde üretilen yapıların büyük bir çoğunluğu bu şekilde inşa ediliyor. İnşaat mühendisliği, doğrudan kamu yararına çalışan bir meslek olduğu halde,  denetim faaliyetlerini külfet olarak gören bu anlayıştan en büyük zararı toplum görmektedir. Mesleğimizi yalnızca imza işine indirgemek, doğrudan kamu yararına aykırı olmanın ötesinde meslek etiğine de zarar veriyor.

İnşaat mühendislerinin işsiz kalması izah edilemez

İşsizlik ve bunun sonucu olan güvencesizlik bize adeta olması gereken doğal bir durummuş gibi sunuluyor. Dünyada yurt içi ve yurt dışı inşaat yatırımlarında sayılı ülkelerden biri olan Türkiye’de, normal şartlar içerisinde yıllık yapılan inşaatlarda sadece üstyapı alanı için özel sektörde istihdam edilmesi gereken inşaat mühendisi ihtiyacı yaklaşık 50 binken, çok düşük ücretlerle ve yüzde 20’ye yaklaşan bir işsizlik oranı ile karşı karşıyayız. Önümüze sunulan bu durumun doğal bir durum olduğu algısını reddediyoruz. Tam tersine ülkemizde İnşaat Mühendislerinin işsiz kalmasının izah edilemeyecek bir durum olduğunu, işsizliğin ve güvencesiz çalışma koşullarının kader değil sömürü çarkının bir parçası olduğunu, yaşadığımız sorunların çözümünün neler olduğunu bildiğimizi ifade ediyor, bu sorunların çözümü olan taleplerimizi daha önce defalarca açıkladığımız gibi yine ve ısrarla tekrar hatırlatıyoruz.

Taleplerimiz;

1)Planlı kalkınma ve yatırım programları hazırlanarak, mühendislik hizmetlerindeki ihtiyaç gerçekçi bir şekilde tespit edilmeli, bu çerçevede mühendislik eğitim programları gözden geçirilerek üniversitelerin kontenjanları yeniden belirlenmeli, yeterli sayıda akademik personeli bulunmayan ve fiziksel koşulları tamamlanamayan inşaat mühendisliği bölümlerine öğrenci alınmamalıdır.

2)Yapı Denetim Kanunu, Kamu İhale Kanunu, Belediyeler Kanunu v.b. kanunlarda belirtilen hizmet alanlarındaki istihdam alanları yeniden tanımlanmalı ve bu düzenlemelerin gereği yerine getirilmelidir.

3)Yapı denetim firmalarında çalışan genç inşaat mühendislerinin insani yaşam standartlarına uygun ücretlerle ve uygulamada da tam zamanlı istihdam edilmesi sağlanmalıdır.

4)Kamuda planlama, proje, müşavirlik ve taahhüt hizmetleri için yapılan ihaleler mühendislik hizmetleri açısından güçlendirilmelidir. Hazırlanacak ihale şartnamesinde, istenen teknik personel sayısı artırılmalı ve genç mühendislere istihdam alanı yaratılmalıdır.

5)Kamu kurumlarında nitelikli işgücü gerektiren mühendislik hizmetleri için kadro tahsis edilmeli, taşeronlaşma engellenmelidir. Açılan kadrolarda genç mühendislerin istihdamı yüzde yüz artırılmalıdır.

6)Özel konut inşaatlarının büyük çoğunluğunda şantiye şefliğinin “kağıt üzerinde” gerçekleştirilmesinin önüne geçilmesi için ilgili kamu kurumlarınca denetimler sıkılaştırılmalı, işin başından sonuna kadar inşaat mühendisi çalıştırılmalı, imalatlar teknik elemanların gözetimi, denetimi ve onayı ile gerçekleştirilmelidir.

7)Şantiyelerdeki çalışma koşulları Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yeniden düzenlenmeli ve ihale makamı kurumlar ile inşaat ruhsatı veren belediyeler tarafından denetlenmelidir.

8)0-5 Yıl deneyimli mühendislerin istihdamını arttırmak için Muhtasar ve SGK bedelleri devlet tarafından karşılanmalıdır.

9)Proje Müşavirlik ve Taahhüt firmalarına istihdam edilen her genç mühendis için vergi indirimi uygulanmalıdır.

10)Mühendislerin ücretlerinin en az TMMOB tarafından belirlenen mühendislik asgari ücretinden verilmesi için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yasal düzenleme yapmalı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun meslek odaları ile iş birliği içerisinde sigorta denetimleri yapılmalıdır.

Yukarıda ifade ettiğimiz talepler, sadece genç ve işsiz meslektaşlarımızın sorunlarını çözmeye yönelik değildir. Aynı zamanda neredeyse her doğa olayının afete dönüştüğü ve deprem tehlikesini sürekli yaşadığımız ülkemizde, yapıların güvenli, vatandaşlarımızın sağlıklı olmasının da temel koşullarıdır.

Mesleğimize sahip çıkmak, yapım sürecinde ara eleman değil karar verici olabilmek, işsizliği ve güvencesiz çalışma koşullarını ortadan kaldırmak için bütün meslektaşlarımızı taleplerimize sahip çıkmaya ve sesimize ortak olmaya çağırıyoruz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz